TSO yönetiminden muhtarlara ziyaret    İşbirliği protokolü imzalandı    Künye    Reklam    Bize Ulaşın    16 Nisan 2021 Cuma   
Marmara Haber
  Kapaklı Çerkezköy Saray Çorlu Ergene M.Ereğlisi Hayrabolu Muratlı Süleymanpaşa Şarköy Malkara Türkiye Tekirdağ Edirne Kırklareli
Son Dakika Yazarlar Türkiye Konuşuyor Fotoğraf Galeri WEB TV T Haber E-Gazete Anket Haber Arşiv
 ANA SAYFA GÜNDEM SİYASET EKONOMİ SPOR DÜNYA EĞİTİM KÜLTÜR SANAT YAŞAM SAĞLIK MAGAZİN BİLİM TEKNOLOJİ RESMİ İLAN
CAVİT DENİZ / Her Yönüyle Hasköy
Eğitim
Yayın Tarihi: 13 Ekim 2020 Salı, 11:33
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

 

Eğitimde yöresinde örnek olan Hasköy’de okullaşma Ahmet Efendi diye bilinen öğretmenle başlamıştır. Bu bilgiyi köyümüz yaşlılarından almıştım.

Yeniliğe ve Cumhuriyet aydınlanmasına açık bir insan topluluğu yaşayan köyümüzde Halil hoca ile ilgili bir anektotla devam edelim. Halil hoca (Halil Önay) köyümüzün damadı. Renkli bir kişilikti. Anlamlı bir anısı vardır.

Bir bayram sabahı ahali camiyi doldurmuş. Namaz başlamak üzere. Halil hoca ayağa kalkar. Yüksek sesle konuşmaya başlar.

“İstiklalsiz istikbal olmaz. Önce İstiklal Marşımızı söyleyeceğiz. Ardından bayram namazı kılınacak.” Önce İstiklal Marşı söylenir, ardından bayram namazına geçilir. Ardından bayramlaşma. Köyümüzde yaşanan bu olay nesilden nesile anlatılır. Unutulmaz özelliktedir.

Hasköy ilkokulunun beş sınıflı olduğu süreçler. Köyde cehaletin koyuluğu ağır basmaktadır. Cehaletin sınırlarında nöbet tutanların işi o dönemlerde kolay olmamıştır. Köy çocuklarının yeteneklerini ortaya çıkarmak. Geleceklerini hazırlamak adına çocuklardaki cevheri işlemek.

Bence Hasköy’ün kabuğunu kırmasında kabuklar öncelikle yetişkinlerdeki “bizim çocuklar okuyamaz, öğretmen olamaz” yerleşik anlayışını aşmak için çocuklar kadar onların babalarıyla çok uğraştılar.

Doktor hata yaparsa bir hasta ölür. Öğretmen bir hata yaparsa toplum ölür. Hasköy’de veliler çocuklarını “eti senin kemiği benim” anlayışı ile teslim ettiler belki bu öğretmenlere.

Düşünün 146 öğrenci, bir öğretmen, bir derslik, beş sınıf.

Kimdi bu öğretmenler?

Neşet Bıçakçı ve Rasim Yormaz. Öğrenciler için ömürlerinin en iyi dönemlerini geçirdiler. Okulda lokum sandığından bir kitaplık vardı. İçinde kitaplar. En çok kitap okuyan Hüseyin Kalkan’dı. Üç öğrenciyi hiç unutmam. Küçük sınıftaydım. Asiye, Münevver, Hafiye. Bunlar sorulan soruya kendilerinden önce çözen, yanıtlayan olursa diğerleri hırslarından, rekabetlerinden, yarışlarından ağlarlardı. Ciddi ciddi yüksek sesle.

En unutamayacağım anım ise öğretmen olmuştuk. Öğretmenimiz Neşet Bıçakçı’yı Büyükevren’de ziyaret ettik. Ben, Hüseyin Deniz, Alaaddin Bilir, Hüseyin Kalkan izin istedik.

Ne izini?

Yanında sigara içebilme. Bence bu anı çok ifade eder.

Hasköy’lü çocukların ileri kademe okullara gitmelerinde etkin rol oynayan ilkleri yaşatan bu iki öğretmenimizin gayretleri onlardan sonrakilerin alt yapısını hazırladı.

Köyümüz çocuklarının okumasının önü böylece açılmış oldu. Hasköy’ün cehaletin koyuluğundan uzaklaşmasını sağlamış oldular. Her türlü olumsuzluğa göğüs gerdirmişlerdir. Köy çocuklarının koruyucusu olmuşlardır. Yaz tatilinde köyde sınavlara girecek çocuklara ücretsiz kurs yaparlardı. Büyükevrendahil komşu köylerden çocuklar yazın köyümüz okuluna gelirlerdi.

Onların okuma konusunda açtıkları kapı köyün gelecekteki çocuklarının daha yoğun ve başarılı bir şekilde ileri okullara gitmelerinin önünü açmıştır. Okullarını bitirenler meslek sahibi olmuşlardır. Son yıkılan ilkokul binası 1960 darbesi koşullarında yapılmıştır. Atama muhtar öğretmen Rasim Yormaz’dır. Eski okul (bugünkü köy kahvesinin olduğu yer) yetersiz kalmıştır.

Galata Köyü’ne düşünülen okul binasını Rasim Yormaz Hasköy’e yaptırmıştır. Okul binası tamamen imece ile yapıldı. devletin katkısı yok denecek kadar azdır. Köyden okul için toplanan para 370 (üç yüz yetmiş) liradır. Köyden süt alan bir mandıra sahibi de 500 (beş yüz) lira bağışlamıştır. Bu kişi Halil Yörük’tür. Bunları neden yazdım.

Bu zor koşullarda ve darbe baskısı yoğunluğunda yapılan okul binası neden yıkıldı? Okul binasının yapımında etkin rol oynayan öğretmen bu sonuç karşısında Hasköy’de göz yaşı döktü.

Bugün çevre köy çocuklarının da devam ettiği Hasköy İlkokulu ve Ortaokul binası köyümüzden yetişen Zeki Sunar’ın Enez İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevde olduğu süreçte yapılmıştır.

Her şeyin başı sağlıktır. Hasköy sağlık hizmetleriyle bölük pörçük 1960’lı yılların ikinci yarısında tanıştı.

Köyümüzde bir dönem Sadık Mustafa’nın kahvesinde Gültekin Gürfiliz isimli bir sağlık memuru çalıştı. İğne başta olmak üzere ufak tefek sağlık hizmetlerini yürüttü. Bir iğne olabilmek için bu insanlar Büyükevren’e yaya gidip geliyordu.

Yine alaylı ebeler doğum yaptırıyordu. Bir iki yaşlı kadın bu işi yapmaktaydı. Şansa bağlıydı gebe kadının ve çocuğun sonu.

Köyümüzde ilk resmi ebe Fethiye Keçici Akba idi. Uzun yıllar köyümüze hizmet etti. Kadın ve çocukların endişeleri bir anda ortadan kalkmış oldu. Askerde sıhhıye olarak görev yapanlar iğne vururdu. Riskleri olmasına karşın. Fethiye Keçici Akba ile doğumdaki riskli ortamlar yerini güvene bırakmış oldu.

Geleneksel sağlık hizmetleri yerini işin ehli kişilere bırakıldı. İp okuyan, ip bağlayanlarda vardı. Çocukların boğazlarını bastırma diye bir tedavi vardı. Sarımsak bastırılan parmakla çocuğun kabaran bademcikleri bastırılırdı. Ellerdeki siğiller okutulurdu. O süreçler yaşanırken pozitif sağlık görevlileri köyümüzde hizmet verirlerdi.

Köyümüzden yetişen iş adamı Yusuf Çapraz’ın yaptırdığı devasa sağlık ocağı binası metruk bina olma yolundadır. Devletin bu binayı bir biçimde değerlendirmesi gerekir.

Eğitimin ileriye gitmesi toplumu olumlu etkilemiştir. Eğitimli bir toplumla birşeyleri inşa etme paylaşma kolaylaşmıştır. Altyapısı olan sivil ve siyasal yaşam sürekli olumlu yönde değişime uğramıştır.

Köylerde sivil yaşamın şekil almasında köy kahvelerinin payı büyüktür. Bu konuda önemli bir rol oynaya gelmişlerdir.

Neden?

Köyle ilgili her türlü kararlar buralarda alınır. Bu kararlar alınırken hane halkı resileri hazır bulunur. Köy derneği oluşur. Konular genellikle köy muhtarlığının talep ve önerileridir. Alınan kararlar uygulamaya konulur. Köyde yaşayanlar bu kararlara uyarlar.

Çocukluğumuzun unutulmaz kahvesi Sadık Mustafa’nın kahvesiydi. Dışarıda bir pervane vardı. Bunun maharetiyle elektrik üretilirdi. Bu elektrikle acenstenacense açılan (haberden habere) radyo çalıştırılır ve kahve aydınlatılırdı. 1950’li yılların ikinci yarısında Hasköy’de elektrik düğmesi ve lambalarını görmek bir şans olsa gerek bizim kuşak açısından.

Yapılan her seçim olaysız geçmiştir. Demokrat halk gerginliğinin olduğu genel seçim süreçleri. Muhtarlık ve ihtiyar heyeti seçimleri. İl genel meclisi seçimleri. Referandum oylamaları. Bütün bunlarda aksilik ve aksaklık yaşanmıştır. Oy verme süreçleri özgürce gerçekleşmiştir.

Hasköy siyasal anlamda Cumhuriyet’in kuruluşu ile birlikte CHP her seçimde önde çıkmıştır. Çok partili sisteme geçilen 1946’dan 1960 darbesine kadar bu sonuç değişmemiştir. Demokrat Parti’nin 1960’a kadar keyfi yönetim süreçlerinde Hasköy CHP’yi ezici çoğunlukla desteklemiştir. Bir dönem Millet Partisi oy almıştır. Hatta milletvekili adayı nedeniyle oy aldığı yorumlanmıştı.

Köklü siyasal birikim ve yoğun siyasal kültür Hasköy’deki meyvesini vermiştir. Bu birikim ve kültür yıllardan beri süre gelen bir sonuçtur. Sivil yaşam bu sonuçlarda köyde Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar uzanan süreçte yaşayan kişileri de kapsamaktadır. Hasköy’ün sivil yaşamda sivrilmesini belki savaş yılları engellemiştir. Köyümüz halkından Kara Davut ( Davut Güler) askeri lise öğrencisidir. Savaş nedeniyle eğitim öğretime ara verilmiş. Köyüne dönmüş. Çırak girmiş. Savaş sonrası onu mektupla okula çağırmışlar. Çırak girdiği kişi mektubu gizlemiş. Davut ağa köyde kalmış.

Erdin Bircan Cumhuriyet Halk Partisi’nden Edirne Milletvekili seçilmiştir. Milletvekilliği görevini ifa ederken aramızdan ayrılmıştır.

Köy meydanının adının Erdin Bircan Meydanı olarak belirlenmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Köyümüzden bir kişi seçimle ülkenin 600 kişilik yasama organında görev yapmıştır.

Kabuğunu kıran her alanda çevresine örnek olan Hasköy ilçedeki sivil yapılarda da öne çıkmıştır. Sivil yapılarda toplumsal ilişkilerdeki yoğunluk meyveye durmuştur. Sonuçta uzlaşı diyolog yöresel işbirliklerde zirve yapmıştır. Meyvelerini vermiştir.

Bugün Enez’de tarımsal oda ve kooperatif yapılarının başkanları Hasköy’lüdür. Çiftçilik ile uğraşan köyümüzün çiftçi kuruluşlarında yönetici konumuna geldiğini görmekteyiz. Bunun altında köyümüzde asırlardır oluşan kültür yatmaktadır. İnsan ilişki ve birikimlerinin oluşturduğu toplumsallığın sonucudur. Kabuk değiştirmek kabuk kırmak çevre köylere göre önde başlayan köyümüz ticaret merkezi olmalıydı.

Eğer ticaret merkezi konumuna gelmiş olsaydı bugün başka konumda olurdu. Hasköy’ün kapalı toplumdan çabuk çıkmasının nedenlerinden biri İstanbul’a yapılan göçlerdir. Bugün İstanbul’da özellikle örnektepede bir Hasköy vardır. Tabi onların ilk gidenlerin üçüncü kuşaklarıdır. Geçim koşullarını iyileştirmek adına gecekondu yaşamına geçildi. Bir diğer amaçta çoluk çocuklarına daha iyi ortamlar hazırlama arzusuydu.

Göç edenlerle köyümüz insanları arasındaki ilişkinin sürmüş olması gecekondu kültürüyle asırlık kültürün birbirine etkisi olmuştur. Sonuçta köydeki kapalı toplumun kabuğu kırılmış oldu.

İstanbul’da gelecek arayan emekçilerin torunları bugün iyi konumdalar. Tarım toplumundan fabrika işçiliğine ve işyerlerinde çalışmaya geçmede intibakta başarılı oldular.

Bugün üçüncü kuşak göç çocukları popüler kültür onların giyimlerini, yeme içme malzemelerini, besinlerini farklı yaptı. Örneklemek gerekirse sofralarında hoşafın yerini gazlı içecekler aldı.

Yıllar ilerledikçe göçler sürdü. İnsanlar birbirini kente çektiler. Göre gör göçler hızla artış gösterdi. Sonuçta okuyarak köyden ayrılan gençler köyde genç nüfus kalmamasına neden oldu.  bugün köyde genç yok. çiftçilik yapacak gençlerin sayısı her gün azalıyor. Eğitim, kültür ve siyasal alanda Hasköy’ün mesafe almasında göçlerin etkisi olmuştur.

Erdin Bircan böyle bir ailenin oğludur. Geleneklerinden kopmadıklarını yerelliklerini koruduklarını gözlemlemek mümkün.

(Sürecek)

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

  YAZARLAR
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi
Gunes Gazetesi Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi Star Gazetesi
Takvim Gazetesi Türkiye Gazetesi Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yeni Çağ Gazetesi
ANKET
Size en çok güven veren siyasi isim kimdir?
Recep Tayyip Erdoğan
Kemal Kılıçdaroğlu
Devlet Bahçeli
Meral Akşener
Temel Karamollaoğlu
Ahmet Davutoğlu
Ali Babacan
Mustafa Destici
Muharrem İnce
Mustafa Sarıgül
Doğu Perinçek
Hiçbiri
Kapaklı’ya 5 adet Mobil Atık ünitesi kazandırıldı
Kontrolden çıkan otomobil tarlaya uçtu
Parkinson Hastalığı Erkeklerde 2 Kat Daha Fazla Görülüyor
Özgör, güven tazeledi
Zabıta personeli eğitimde buluştu
Kazara ateş alan silah, hayattan kopardı
“Halktan kopuk bir görev anlayışı ile başarılı olmak mümkün değil”
Bakan Selçuk: Mesleki eğitimin tercihinde yüzde 64’lük artış oldu
Başkan Çetin, emniyet teşkilatını unutmadı
Akay, 1911 Çerkezköyspor yöneticilerini ağırladı
Sağlıklı iftar tabağı için 8 öneri!
Meriç Nehri’nde yine ceset bulundu
Halk pazarında Ramazan yoğunluğu yaşanmadı
Marmara Haber Gazetecilik Ajans Ofset Marbaacılık Reklam Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti
Fevzi Paşa Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi No:89 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
Tel: 0 282 725 26 10 - 725 26 80 Fax: 0 282 725 26 44
e-mail: haber@marmarahaber.com.tr

Künye    Reklam    Bize Ulaşın
sanalbasin.com yesidir