Malkara'da silahlı kavga: 2 yaralı, 7 gözaltı    Ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi    Künye    Reklam    Bize Ulaşın    15 Mayıs 2021 Cumartesi   
Marmara Haber
  Kapaklı Çerkezköy Saray Çorlu Ergene M.Ereğlisi Hayrabolu Muratlı Süleymanpaşa Şarköy Malkara Türkiye Tekirdağ Edirne Kırklareli
Son Dakika Yazarlar Türkiye Konuşuyor Fotoğraf Galeri WEB TV T Haber E-Gazete Anket Haber Arşiv
 ANA SAYFA GÜNDEM SİYASET EKONOMİ SPOR DÜNYA EĞİTİM KÜLTÜR SANAT YAŞAM SAĞLIK MAGAZİN BİLİM TEKNOLOJİ RESMİ İLAN

Yanlış beslenme böbrek yetmezliğine davetiye çıkarıyor

Zor bulgu veren böbrek yetmezliği hastalığının giderek yaygınlaştığına dikkat çeken İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, beslenme düzenine bağlı olarak da gelişen diyabet ve hipertansiyonun böbrek yetmezliğine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kantarcı, “Ülkemizde şeker hastalığı artış hızında biz dünya birincisiyiz. Çok sayıda insan obez düzeyinde kilolu. Böbrek hastalığını, diyabet ve hipertansiyon davet ediyor. Böbrek yetmezliği aşamasına gelmeden, diyabet ve hipertansif hastalarda veya böbrek hastalığına yatkınlığı olan kişilerde öncelik, böbrek sağlığını korumak olmalı. Taze gıda tüketmek, tuz tüketimini azaltmak lazım. Ayrıca bilinçsiz vitamin tüketimine son verilmeli” diye konuştu.

Yanlış beslenme böbrek yetmezliğine davetiye çıkarıyor
  1. Facebook Paylaş

  2. Twitter Paylaş

  3. Google+ Paylaş

Yayın Tarihi: 09.04.2021 10:26 16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Dünyada her 10 kişiden 1’inde, Türkiye’de ise her 7 kişiden 1’inde böbrek yetmezliği hastalığı görüldüğünü kaydeden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, giderek artan obezite ve neden olduğu diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların da böbrek yetmezliğine davetiye çıkardığını belirtti. Diyaliz öncesi ve diyaliz sonrası hastalara beslenme önerilerinde bulunan Prof. Dr. Kantarcı, böbrek yetmezliği konusunda duyarlı olunması gerektiğinin altını çizdi.

 

DÜNYADA 5’İNCİ YAŞAM KAYBI NEDENİ OLACAK

 

Böbrek yetmezliğinin, dünyada ve Türkiye’de çok yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kantarcı, “Dünyada her 10 kişiden 1’inde, ülkemizde ise her 7 kişiden birinde böbrek yetmezliği var. Hatta bazı istatistikler 2020’nin ortalarında, böbrek yetmezliğinin dünyadaki 5’inci yaşam kaybı nedeni olacağını gösteriyor. Bu denli ciddi bir hastalık olmasına karşın farkındalığımız çok düşük. Bunda en önemli etken geç bulgu vermesi, belirtiler hastalık ileri evreye ulaştığında ortaya çıkıyor. Eğer hasta, farklı bir şikayet ya da hastalık nedeniyle hastaneye giderse, tesadüfen ortaya çıkan böbrek yetmezlikleri daha erken dönemde tanı alıyor” dedi. Hastalığın yarattığı şikayetlerle ilgili Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, şu bilgileri verdi: “Genellikle nefes darlığı, idrar yapmada azalma, idrar renginde değişme, idrarda köpürme, halsizlik, yorgunluk, nefeste kötü koku, bacaklarda ve ellerde kramplar tanı almadan önceki bulgulardır. Ancak hastalık bu şikayetleri ortaya çıkardığında hastalık ileri evreye gelmiş oluyor. Hatta bu bulgular bile hastaların kendilerine hastalık kondurmayı düşündürmüyor.”

 

LABORATUVAR TETKİKLERİ YAPILMADAN TANI KONMASI ZOR BİR HASTALIK

 

Laboratuvar tetkikleri yapılmadan tanı konması zor bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “Bu nedenle özellikle yüksek tansiyon, şeker gibi kronik hastalığı olanlar,  ailesinde böbrek hastası bulunan kişiler risk grubundadır. Spor yapıp yeterli sıvı tüketmeyenler, romatizmal hastalıklar veya baş ağrısı gibi nedenlerle yoğun olarak ağrı kesici kullanan kişiler mutlaka böbrek hastalığı açısından incelenmelidir. Bu kişilerde erken dönemde tanı konmasıyla diyalize ve organ böbrek nakline giden süreci yavaşlatabiliriz. Hastaları daha uzun süre daha iyi bir yaşam kalitesiyle takip etmiş oluruz” diye konuştu.

 

DİYABET VE HİPERTANSİYON BÖBREK YETMEZLİĞİNE DAVETİYE ÇIKARIYOR

 

Türkiye’nin diyabet hastalığı artış hızında dünya birincisi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kantarcı, kronik böbrek hastalığı, obezite ve diyabet arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekti. Prof. Dr. Kantarcı, “Toplum olarak giderek kilo alıyoruz. Sokakta çok sayıda insan obez düzeyinde kilolu. Obezitedeki bu artış, diyabeti ve özellikle Tip 2 diyabeti davet etmesinin yanında hipertansiyon için de neden oluşturuyor. Sonuçta, diyabet ve hipertansiyon da böbrek hastalığına davetiye çıkarıyor. Diyalizdeki hastalarımızın 3’te 1’inden fazlası diyabetik hastalardan oluşuyor. Önemli bir kısmı da yüksek tansiyonlu hastalar. Dolayısıyla bu iki hastalığın erken tanı ve tedavisiyle, hastaların diyalize kadar ulaşan böbrek yetmezliğinin de önüne geçilebiliyor” diye konuştu. Obezitenin önüne geçmek için alınabilecek önlemleri anlatan Prof. Dr. Kantarcı, sözlerine şöyle devam etti: “Obez olmamak için beslendiğimiz kadarını yakabilmeliyiz. Egzersiz ile birlikte doğru beslenip, hazır gıda tüketiminden kaçınmak, daha çok taze meyve sebze ve taze et üzerinden olan beslenmeye geçilmeli. Bununla birlikte, karbonhidratlı, unlu gıda tüketimini kontrol etmek, tuz tüketimini sınırlandırmak ve yeterli miktarda su içmek hem kilo kontrolünü sağlamada hem de böbrekleri korumak adına çok önemli.”

 

DİYALİZ AŞAMASINDAN ÖNCE ve SONRASINDA BESLENME DEĞİŞİYOR

 

Böbrek yetmezliği gelişen hastalar açısından da beslenmenin ayrı bir önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, diyaliz öncesi beslenme ile diyaliz gerektiren hastadaki beslenmenin birbirinden farklı olduğunu ve bu farkta en önemli noktayı tuzun oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Kantarcı, “Diyaliz öncesinde protein kısıtlarken, diyaliz sonrasında mümkün olduğu kadar protein veriyoruz. Hastaların kas, enerji, yağ kaybı ve iştahsızlıklarının önüne geçebilmek için proteinler, yağlar ve karbonhidratlardan oluşan dengeli bir beslenme düzeni olmalı” dedi. “Diyaliz öncesi ve diyaliz gerektiren hastalarda, hatta son zamanlarda toplumda gördüğümüz bir vitamin çılgınlığı var” diyen Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “İnsanların viral hastalıklara yakalanmamak için tükettiği vitaminlerden kaçınmaları lazım. Örneğin C vitamini. Diyaliz öncesi kişilerde yüksek doz C vitamini, oksalatı artırıyor. Bu da sağlıklı kişilerde böbrek taşı oluşumuna neden oluyor. Diyaliz sonrası kişilerde de yumuşak dokularda kireçlenmelere neden olabiliyor, damar duvarlarına zarar verebiliyor. O yüzden yüksek doz C vitamininden kaçınmak lazım. “Aklıma geldi, ben vitamin alayım bunun zararı yoktur’ çılgınlığından vazgeçilmeli. Hekim önermedikçe alınmamalı” ifadelerini kullandı. Böbrek hastalarının kullandıkları diğer vitaminlerle ilgili bilgi veren Kantarcı, konuyla ilgili doğru bilinen yanlışlara işaret ederek “Yağda eriyen vitaminler olan A, D, K ve E vitaminleri diyaliz hastalıklarında bazen çok kontrolsüz ve yüksek dozda kullanılabiliyor.  Diyaliz öncesi dönemde de aynı hata yapılabiliyor. Özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde her aklına gelen D vitamini içiyor. Ancak kişi, D vitamini düzeyini bilmeden D vitamini tüketmemeli. Çünkü D vitamini, insan vücudunda biriken, fazla olduğunda da toksik dediğimiz zararlı hale geliyor. Bu nedenle vücuttaki düzeyi takip edilerek D vitamini alınmalı. K vitamininin de farklı formları var. Belli formları faydalıyken belli formları zararlı olabiliyor. Bu nedenle kontrolsüz kullanılmamalı. Diyaliz makinelerinde kaybedilen B vitaminleri de ihtiyaç durumunda kullanılmalı. İhtiyaç ötesinde kullanımlarda hem gereksiz bir tüketim oluyor hem de yumuşak dokularda zararlı etkileri olabiliyor” dedi.

 

Haber / Ruşa ELMA

Etiketler:
Gönder Yazdır Yorum Yap Facebook Twitter FriendFeed Google
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

   DİĞER HABERLER
  YAZARLAR
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi
Gunes Gazetesi Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi Star Gazetesi
Takvim Gazetesi Türkiye Gazetesi Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yeni Çağ Gazetesi
ANKET
Size en çok güven veren siyasi isim kimdir?
Recep Tayyip Erdoğan
Kemal Kılıçdaroğlu
Devlet Bahçeli
Meral Akşener
Temel Karamollaoğlu
Ahmet Davutoğlu
Ali Babacan
Mustafa Destici
Muharrem İnce
Mustafa Sarıgül
Doğu Perinçek
Hiçbiri
Doktor baba ve kızı evde ölü bulundu
Çorlu’da devam eden çalışmalar masaya yatırıldı
Albayrak: Her insan bir engelli adayıdır
Çocukların bayram şekeri UMAY’dan
Doktor anne koronavirüsü yendi
13 Mayıs’tan itibaren geçersiz
Yürüyüşten en etkili fayda sağlamanın 9 kuralı!
İsrail’in saldırılarına bir tepki de Kapaklı’dan
Karısı ve oğlunun ifadeleri ortaya çıktı
Çakan: Bizler sadece eşit yaşamak istiyoruz
Komşu Paketler hazırlanmaya devam ediyor
Akay, Çerkezköy Halk Pazarı’nı ziyaret etti
Ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi
Marmara Haber Gazetecilik Ajans Ofset Marbaacılık Reklam Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti
Fevzi Paşa Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi No:89 Çerkezköy / TEKİRDAĞ
Tel: 0 282 725 26 10 - 725 26 80 Fax: 0 282 725 26 44
e-mail: haber@marmarahaber.com.tr

Künye    Reklam    Bize Ulaşın
sanalbasin.com yesidir